Transfer fiyatlandırması konusu kurumlar vergisi kanunumuzda “sermaye şirketlerince örtülü kazanç dağıtımı” düzenlemesi olarak yer almış ve bugüne kadar yurtiçi/yurtdışı tüm işlemler detaylı olmayan mevcut düzenleme çerçevesinde değerlendirilmiştir. Uluslararası alanda başta OECD üyesi ülkeler olmak üzere diğer birçok ülkede transfer fiyatlandırması yoluyla vergi planlamasının yasal sınırların ötesine taşınmasını engellemek amacıyla getirilen kapsamlı düzenlemelere rastlanmaktadır.
Transfer fiyatı kısaca ilişkili şirketler arasında gerçekleşen mal ve hizmet alım satımları ile finansal işlemlerinde aralarındaki ilişki nedeniyle birlikte kararlaştırarak uyguladıkları fiyatlar olarak tanımlanmaktadır. İlişkili şirketlerin işlemleri için belirlenen transfer fiyatları, ilişkili şirket olmamaları halinde uygulayacakları fiyatlara veya bağımsız şirketlerin kendi işlemlerinde kullandıkları fiyatlara uygun olmalı veya başka bir deyişle emsallere uygun olarak tespit edilmelidir. Emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edildiği anlaşılan fiyatlar ile emsal fiyatlar arasındaki fark ilişkili şirketler arasında bir nevi örtülü kazanç dağıtımı olarak nitelendirilecektir.
Yurtdışı transfer fiyatlandırması uygulamaları genel olarak OECD düzenlemeleri, Amerika ve Pasifik ülkelerinin düzenlemeleri, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında ortak çalışma platformları, ülkelerin yerel mevzuatları çerçevesinde toplanmaktadır. Bir kısım ülkelerde çok geniş çaplı mevzuatta yerini bulan bu konu bir kısım ülkelerde OECD düzenlemelerinin kısaca kabulü ile netlik kazanmaktadır. Sonuç olarak transfer fiyatlandırması konusunda mevzuatlarında açıklamalar yapmış tüm ülkelerde ortak bir transfer fiyatlandırması dil birliğinden söz edilebilmektedir.
Beklenen değişiklikler ile hâlihazırda mevzuatımızda yeri olan hem ticari hem vergisel açıdan son derece önemli transfer fiyatlandırması olgusunu belirsizliklere yer vermeyecek şekilde yeniden düzenlemenin Türkiye’de faaliyette bulunan yerli ve yabancı şirketler ve Türkiye’ye yatırım yapmayı planlayan yabancı sermayedarlar tarafından çok olumlu karşılanacağı inancındayız.
Bu kapsamda dünyada olduğu gibi Türkiye’de de konudaki lider firma kimliğiyle PricewaterhouseCoopers olarak, beklenen değişiklikler ile yaratacağı etkileri şirketler ve gelir idaresi ile ilişki içinde çalışmalarımız, konu ile ilgili tüm diğer gelişmeleri de müşteri eğitimleri, seminerlerimiz ve danışmanlık hizmetlerimiz çerçevesinde çeşitli vasıtalar ile duyurmaya devam edeceğiz.