Sahte Belge Sorunları ve KOD Uygulamaları

Ülkemizde vergi gelirlerinin önemli kısmı dolaylı vergiler olarak tanımladığımız Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gibi vergiler olarak

toplanabilmektedir. Bunun ana nedeni de kayıt dışı ekonominin büyüklüğü, gelir üzerinden vergi alabilmenin zorluğu ve maliyetidir. Gelir İdaresi, böyle bir vergi - gelir yapısı içerisinde KDV ve ÖTV gibi “yüksek gelir getiren vergiler” noktasında çok hassas davranarak, gelirini azaltıcı her noktada bariyerler yaratabilmekte ve bu iş hayatını da etkileyebilmektedir.

Yaratılan bariyerlerden birisi de KOD uygulamaları olarak bilinen Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge düzenleyen ve kullanan mükelleflerin bir süredir işlemlerinde yaşadıkları ciddi problemlerdir. KOD uygulamasının varlık barışıyla da ilişkilendirilmesi ve vergi idaresinin, varlık barışını özendirme çabalarıyla birlikte KOD uygulamaları hayatımıza daha çok girmiş durumda. Özellikle vergi idaresinin bilişim altyapısını geliştirmesi ve bunu gümrük altyapısı ile koordine etmesi sonucu çapraz kontrollerin artacağı aşikârdır. Elektronik beyannameyi takip eden elektronik fatura ve elektronik defter uygulamalarıyla bugün yaşadığımız sorunlar giderek artacaktır. Firmalar, artık gerek tedarikçi seçerken gerekse de ticari hayatlarını şekillendirirken, bir risk yönetim sistemi kurmak, daha dikkatli olmak ve bu işlemlere kaynak ayırmak zorunda kalacaklardır.