PwC Yarının İnsan Yönetimi Araştırması - Çalışanların Görüşleri

PwC’nin dünya genelinde 5 binin üzerinde profesyonelle gerçekleştirdiği Yarının İnsan Yönetimi araştırmasına göre çalışanlar 10 yıl sonrasında işlerinde daha fazla sorumluluk ve maaş bekliyor. Türkiye’den katılanların yarısı aynı beklentide olduklarını söylerken yüzde 38’lik bir kısmı iş-özel hayat dengesinin daha iyi olmasını, yüzde 12’si ise kendi işini yapacağını hayal ediyor.

PwC Yarının İnsan Yönetimi: 2020’de nerede olacaksınız? araştırması 113 ülkeden 5 binin profesyonel çalışanın önümüzdeki 10 yıldaki iş hayatlarına ilişkin istek ve beklentilerini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre dünya genelinde çalışanların yüzde 44’ü önümüzdeki 10 yılda işlerinde daha fazla sorumluluk sahibi olmayı ve bununla orantılı daha fazla maaş beklentisi içerisinde. Katılımcıların yüzde 36’sı ise maaştan çok daha iyi bir iş-özel hayat dengesini asıl hedefleri olarak seçiyor. Türkiye’den 246 kişinin katıldığı araştırmada Türk profesyonellerin yarısı daha fazla sorumluluk ve maaş beklentisinde olduklarını söylerken yüzde 38’i iş – özel hayat dengesinin iyileşmesini istiyor ve yüzde 12’si ise kendi işini yapmayı hedefliyor.

PwC Türkiye İnsan Kaynakları Hizmetleri Direktörü Murat Demiroğlu, araştırmadan çıkan sonuçları şöyle değerlendirdi: “Dünya genelinde yaşanan ekonomik durgunluğun ardından şirketler hayatta kalma çabasından çıkarak büyümeye yöneliyor. Bununla birlikte yeni istihdam konusunda daha temkinli davranan şirketler bu nedenle mevcut çalışanlarından daha fazlasını bekliyor. Çalışanların da bu baskıyı hissettiklerini, araştırmaya katılanların üçte birinden fazlasının iş-özel hayat dengesinin iyileşmesini beklemelerinden anlıyoruz. Bu oran Türkiye’de yüzde 38; demek ki biz biraz daha fazla çalışıyoruz.” Ekonomik durgunluğun çalışanların işlerine yaklaşımını farklılaştırdığını belirten Murat Demiroğlu, “Bu süreçte değiştirdikleri uygulamaların kalıcı etkilerine dikkat etmeden çalışanlarını daha fazlası için zorlayan şirketler uzun vadede kendilerine zarar verebilirler. Bu baskıyla çalışanların morallerinin ve iş yerine bağlılıklarının azalması ekonominin yeniden sürdürülebilir büyüme sürecine girmesiyle ihtiyaç duyulan yeteneklerin farklı şirketleri tercih ederek ayrılmaları ile sonuçlanabilir” dedi.

Türkiye sonuçları:

  • Araştırmada Türkiye’den 246 katılımcı yer aldı.
  • 16-25 yaş arasındaki çalışanların yüzde 49’u daha fazla sorumluluk ve maaş beklentisindeyken bu oran 26-35 yaş aralığında yüzde 55’e çıkıyor. 36-45 yaş arasındaki çalışanlarda ise yüzde 32’ye iniyor. 46-60 yaş aralığındaki tüm çalışanların tek beklentisi ise iş-özel hayat dengesinin daha iyi olması.
  • Maaş dışında çalışanların en çok önem verdiği yan hakların başında yüzde 25 ile  performansa dayalı ikramiyeler geliyor. Bunu yüzde 24 ile esnek çalışma düzenlemeleri izliyor.
  • Çalışmak istedikleri ideal şirket konusunda katılımcıların yüzde 37’si kendi değerleri ile eşleşen bir şirkette çalışmak istediklerini söyledi.
  • Katılımcılar, geleceğin şirketleri için önemli olan 3 konuyu şöyle sıraladı: Teknolojiyi ve sosyal ağları kucaklayan (yüzde 46),  şirketin markasına bağlı güçlü bir sosyal vicdana ve “yeşil” sorumluluk anlayışa sahip (yüzde 33), gelişmekte olan piyasaların önemini kavrayan (yüzde 21).

Küresel sonuçlar:

  • Çalışanlar maaş dışında yüzde 39 ile en fazla esnek çalışma düzenlemelerine önem veriyor. Bunu, ikramiye akademik eğitim ve gelişmiş sosyal ağ ve etkinlikler takip ediyor.
  • Esnek çalışma düzenlemelerine talep en fazla Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da görülüyor. Latin Amerika’daki çalışanlar öğrenmeye ve gelişime en istekli olanlar. Gelişmiş ağ ve sosyal faaliyetlere olan talep;  Afrika, Orta Doğu ve Doğu Avrupa (CEE) ve Asya Pasifik’teki daha yeni pazarlarda çok daha fazla görülüyor. Küresel olarak katılımcıların sadece yüzde 9’u iyi bir şirket emekliliğinin onlar için asıl çekici özellik olduğunu söylüyor.
  • Gelecekteki çalışma hayatlarını hayal ettiklerinde, çalışanların çoğu kendisini büyük kent merkezlerindeki merkezi noktalardan ziyade, herhangi bir yerden bağlanabildikleri, sanal bir mekanda çalışırken tasvir ediyor.
  • Gelecekteki ideal işverenleri hakkında katılımcıların neredeyse yarısı, kendi değerleri ile eşleşen bir şirket için çalışmak istiyor. Üçte biri ise kendilerinin gelecekteki ideal işvereni olduklarını söylerken, kalan yüzde 20’lik oran ise sadece en iyileri istihdam eden elit bir şirket için çalışmak istiyor.
  • Şirketin markasına bağlı güçlü bir sosyal vicdana sahip olmak ve “yeşil” sorumluluk anlayışı katılımcıların yüzde 41’i tarafından önemli bulundu. CEE’de daha yüksek bir oran  sosyal ağ gücünü kullanmanın daha önemli olacağına inanırken, küresel olarak dörtte birlik bir oran yükselen pazarları anlamanın daha önemli olduğunu düşünüyor.