CEO, CFO’dan Ne Bekliyor? PwC Türkiye CFO Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı

PwC Türkiye, CEO’ların CFO’lardan ve Finans Departmanlarından beklentilerini ortaya koymak amacıyla yeni bir araştırmaya imza attı. PwC Türkiye’nin 2. Kez gerçekleştirdiği Türkiye’de Mali İşler ve Finans Birimi Etkinliği araştırmasının sonuçları 23 Aralık 2010 Perşembe günü İstanbul Conrad Otel’de açıklandı.

Basın toplantısında konuşan PwC Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Lideri Orhan Cem şunları söyledi:

“Şirket faaliyetlerinin finansal sonuçlarını raporlayan, yorumlayan Mali İşler birimlerinin bu doğrultuda şirketlerin yönünün ve stratejisinin belirlenmesindeki yeri büyük. Mali İşler’in bir yandan; stratejik planlama, bütçeleme ve yönetim raporlamaları aracılığıyla “karar destek” fonksiyonunu yerine getirmekle sorumlu olması bir yandan da mevzuatlara uygunluk, nakit ve risklerin yönetimi konularında ‘uyum ve kontrol’ü sağlayarak genel muhasebe, alacak ve borç yönetimi başta olmak üzere her alanda verimli çalışması bekleniyor. Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı bilindiği üzere Mali İşler birimi, Denetim ve Finansal Raporlama konularında önemli yenilikler getirmekte ve bu çerçevede şirket yönetici ve ortaklarına iç denetim, risk yönetimi ve finansal planlama konularında önemli sorumluluklar yüklemektedir. Bu zorlu görevi üstlenmiş olan CFO’ların rolü ve etkinliği yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ile daha çok gündemdeyken bu yıl gerçekleştirdiğimiz araştırmada CEO’ların ve Genel Müdürlerin CFO’lardan ve Mali İşler Birimlerinden beklentilerini ortaya koyduk.”

CFO “kayıt tutucu” olmaktan çıkıp CEO’nun iş ortağı olacak
Araştırma sonuçlarına ilişkin sunumu gerçekleştiren PwC Türkiye Danışmanlık Hizmetleri, Yönetim Danışmanlığı Direktörü Ali Aköz ise şunları söyledi:

“Mali İşler Birimi'nin iş yükünün çoğunluğunu oluşturan genel muhasebe, alacak ve borç yönetimi, kontroller, hazine ve vergi yönetimi gibi konular, şirketlerin günlük faaliyetlerini etkilemeleri sebebiyle pratikte CEO’nun Mali İşler’den beklentileri arasında ilk sıralarda yer almakta, Mali İşler Birimi de bu beklentiyi karşılayacak şekilde yapılanmaktadır.
Bu yaklaşım, CFO’yu ve Mali İşler Biriminin şirketin “kayıt tutucusu” olarak daha dar bir hareket alanına sokarken CFO’lar şirketlerine daha fazla katma değer yaratacak çalışmalarını artırmayı ve CEO’ların ‘iş ortağı’ olarak çalışmayı hedefliyorlar. CEO’ların da bu yönde beklentisi oluşmaya başlarken  ‘İş Ortaklığı’na giden bu zorlu sürecin gerçekleşmesi CEO’ların Mali İşler Birimi’ne bu konuda en yüksek seviyede destek vermesi ile mümkün olacaktır.”

Türkiye’de Mali İşler ve Finans Birimi Etkinliği Araştırması öne çıkan sonuçlar
PwC’nin Türkiye’de Mali İşler ve Finans Birimi Etkinliği Araştırması için 2009 yılı cirosu 500 milyon TL’den küçük ve yüksek büyüme potansiyeli olan 40 şirket ile görüşme yapıldı.

  • Her beş CFO'dan biri Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmakta. Bu gerçek, CFO’ya verilen önemi göstermekle beraber, İcra ile Yönetim kurulunun ayrılması prensibini savunan kurumsal yönetim ilkelerine göre tavsiye edilen bir durum değil.
  • Mali İşler Birimi'nin süreç sahibi olduğu konularda etkinliğinin yüksek olduğu görülürken süreç sahibi olmadığı konularda ise performansı düşük bulunuyor. Bunun nedeni CFO’ların rollerinin sınırlı veya belirsiz olduğu süreçlere gündemlerinde alt sıralarda yer vermesi, yeterli kaynak ve zaman ayıramamasından kaynaklanmakta.
  • CEO ve CFO'nun önceliklerinin birbirinden farklı olduğu görülüyor. CEO'nun Mali İşler Birimi'nden öncelikli beklentisi; genel muhasebe, finansal raporlama gibi konularla "uygunluk" ve "verimlilik" fonksiyonlarını yerine getirmesiyken CFO'ların beklentisi, şirket yönetimine stratejik olarak yön verebilecek "karar destek" fonksiyonunu yerine getirmesi.
  • Her iki CEO’dan biri, yönetim raporlarının ileriye yönelik projeksiyon sağlamadığını, her üç CEO’dan ikisi de iç ve dış etkenlerin ölçümünü içermediğini belirtmişlerdir.
  • CEO'lar, bütçe sürecinde iş birimleri ile işbirliği gerektiğini vurguluyor. Bütçe çıktısından CEO’lar genellikle memnun ancak sorumlulukların belirli olması ve kurum içinde etkin paylaşımı konularına CFO’ların dikkatli olmalarını öneriyor.
  • CEO'lar, Mali İşler Birimleri'nin risk ve işletme sermayesi konularına dikkat etmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle emtia riski, müşteri kredi limitleri,  banka teminat ve kredileri ile işletme sermayesi konuları etkinlik açısından CEO’lar nezdinde son sıralarda yer alıyor.
  • CEO’ların yaklaşık üçte biri, Mali İşler Birimi'nin şirketin operasyonlarını, uzun vadeli hedeflerini anlamasını ve stratejik kararların alınmasına sağladığı katkıyı yeterli görmemekte. Bununla birlikte, her üç  CEO’dan ikisinin Mali İşler Birimi’nin şirket süreçlerine ilişkin iç kontrollerin yerleştirilmesi ve uygunluğun temini konularında memnun olmadıklarını ifade etmeleri şaşırtıcı bir sonuç.
  • CEO'lar, güvenebildikleri, kolaylıkla ulaşabildikleri ve işlerini sahiplenen bir Mali İşler Birimi beklentilerinin olduğunu ve mevcut ekiplerinin bu beklentiyi karşıladığını belirtiyorlar. Öte yandan Mali İşler Birimi'nin esneklik ve yaratıcılık gibi konularda etkin olmasını beklemediklerini ve bu konularda da ekiplerini etkin bulmadıklarını ifade ediyorlar.
  • Mali İşler Birimi, inisiyatif alabilme hızlarına göre ve odaklarının teknik veya stratejik oluşuna göre dört kategoride tanımlandı. Katılımcıların %55'i, teknik bilgisi kuvvetli, gerçekleşmiş işlemlerin uygunluğunu kontrol eden, uygunluk odaklı "kayıt tutucu" sıfatlı ekipler. “İş ortağı” olarak tanımlanan kategori; inisiyatif alan, odağı stratejik olan ve işin yapılması ile ilgili yenilikler getiren stratejik danışmanlar olarak tanımlanabilecek ekipler ise katılımcıların %16'sını oluşturuyor.